Su yetişkin bir insan vücudunun %65-70'ini oluşturmaktadır. Bu oran bebeklerde %85'e kadar çıkabilmektedir. Vücudumuzu
oluşturan organların bünyesinde bulunan su oranları incelendiği zaman ise beyin, kalp, böbrek ve kasların %75'inin,
kanın %83'ünün, karaciğer ve akciğerin ise %86'sının su olduğunu görüyoruz.
İlaç yerine günde tam 8 bardak su için
Sağlıklı yaşam doğanın en basit, mucizevi ve hayatımızın vazgeçilmezi su ile başlıyor. Günlük aldığımız besinler ile su
ihtiyacımızın sadece beşte birini karşılayabiliriz. Bu yüzden günde en az sekiz bardak su içmeye çalışmalıyız.
Terleme
Her gün içmekte olduğumuz suyun bir kısmı terleme mekanizması yoluyla vücudumuzdan atılmaktadır. Terleme mekanizması
vücudumuzun sürekli olarak aynı sıcaklıkta kalmasını ve bu sayede de hayatın devamını sağlamaktadır. Her gün yetersiz
miktarda su tüketimi doğal olarak terlemeyi azaltacak ve organizmanızın sıcaklık dengesinin bozulmasına neden olabilecektir.
Akciğer ve Solunum
Solunum işlevimizin düzenli devam edebilmesi için akciğerimizin nemlilik düzeyinin sürekli aynı kalması gerekmektedir.
İnsan vücudunun akciğer solunumu yoluyla günde ortalama 1 lt. su kaybettiği ve kaybedilen bu miktarda suyun tekrar
içilen su vasıtası ile yerine konduğu bilimsel çalışmalar sonucunda ispatlanmıştır.
Cilt
Cildimizin; nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde su rol oynar.
Yeterli miktarda su alınmadığı zaman cildin renginde değişmeler, deride kurumalar ve kırışıklıklar ortaya çıkabilmektedir.
Her gün yeterince su içen kişilerin ciltlerinin doğal renkte, daha canlı ve sağlıklı göründüğü belirtilmektedir.
Günümüzde bayanların korkulu rüyası haline gelen selülit oluşumunun önlenmesinde de su yine ilk sırayı alır.
Böbrekler
Yeterli miktarda suyun olmadığı zamanlarda böbrekler işlevini yerine getirebilmek için daha önceden kullanmış
olduğu kirli suyu tekrar kullanmak zorunda kalır ve atıkları uzaklaştırmak için daha çok çalışır. Günlük su ihtiyacının
uzun süre giderilememesi durumunda ise böbrekler kalıcı zarar görebilir.
Karaciğer
Vücuda yeterli su alımı olmadığı takdirde vücuttan atılması gereken metabolik atıklar böbrek tarafından atılmamakta
ve görevi karaciğer yapmaya çalışmaktadır. Bu durumda karaciğere normalden daha fazla yük binmekte ve vücutta yağ depolanma
oranı artmaktadır. Özellikle rejim yapan kişilerin normalden daha fazla su tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Ayrıca içilen
bir bardak su rejim yapan kişilerdeki açlık hissinin bastırılmasını sağlayacak ve bu sayede karaciğer direkt olarak
vücudumuzda depolanmış olan yağları enerjiye dönüştürmek suretiyle yok edecektir.
Beyin
Beyin dokularının %85'i sudur. Vücuda yeterli su alınmaması durumunda beyindeki enerji üretim seviyesi azalmakta ve
bunun sonucu olarak da depresyon ve kronik yorgunluk belirtileri sık sık görülmektedir. Ayrıca aşırı su kaybına bağlı
olarak insanlarda migren ağrılarının, stresin arttığı ve buna bağlı olarak da su kaybının hızlandığı bilinmektedir.
Kalp
Vücuda yeterli miktarda su alımı kan dolaşım sisteminin(kardiyovascular sistem) verimliliğini arttırmaktadır.
Damar sertlikleri, yüksek kan basıncı(yüksek tansiyon) ve yüksek kolestrol seviyesi ile ilgili rahatsızlıklar
daha yüksek miktarda su içilmesi ile azaltılabilmektedir.
Sindirim Sistemi
Katı gıdaların sindirimi bol miktardaki suyun varlığına direkt olarak bağlıdır. Ancak yeterli suyun bulunmaması halinde
mide gerekli suyu bağırsaklardan alır ve kabızlık rahatsızlığı ortaya çıkar. Yeterli miktarda suyun vücuda alınması ile
bu rahatsızlık ortadan kalkmaktadır. Ayrıca mide yanması, mide ekşimesi, ülser ağrıları ve bazı bağırsak rahatsızlıklarının
da içilen su miktarının artması ile azaldığı bilinmektedir.
Vücudun Su Toplaması
Vücuda sürekli yeni su girişi olmadığı zamanlarda vücudun kendini koruma mekanizması ortaya çıkmaktadır ve ilk alınan
suyun bir kısmını belirli bölgelerde toplamaktadır. Bu da vücutta, özellikle ayaklarda, bacaklarda ve ellerde ödem
denilen şişliklerin oluşmasına neden olmaktadır.